İnternet çağımız teknolojisinin en büyük nimeti olarak adlandırılıyor. Şu sıralar bu nimetten faydalanmayan yok gibi. Faydalanmak da güzel birşey, lâkin ne amaçla kullanıldığına bağlı. Birçok ebeveyn, çocuklarına bilgisayar alır, internet bağlatır. Masraf yapar. Peki çocuğu bunca emeğe karşılık ne yapar? İnterneti doğru kullanır mı? Tezlerime dayanarak söylersem; "hayır!"..
Online oyun çılgınlığı..
Çocuğu hemen internetten bir tane "online oyun" yani internet üzerinden oynanan bir oyun indirir. İsim vermeye gerek yok, hepimiz biliriz hangi oyunların olduğunu.. Bu çocuk, sabahın ilk ışıklarıyla, affınıza sığınarak söylüyorum, "karga kahvaltısını yapmadan" geçer bilgisayar başına. Yüklediği online oyunu açar, tâ ki uykusu gelene kadar.. Bazen sabahlara kadar da devam ettiği olmuştur. Anne-babasının yaptığı bu iyiliğe, zamanını katletmekle karşılık veren bir çocuk, bu bilgisayarı haketmiş midir? Sonra da çocuklarını orada-burada överler. "Bizim oğlan tam bir bilgisayar kurdu.." Klişeleşmiş anne-baba övgüleri.. Lâkin, gelin görün ki; çocukları, oyundan başka hiçbirşey bilmeyen, oyun haricinde yalnızca yemek ve tuvalet ihtiyacını gideren bir yaratıktır. Yaratıktır diyorum çünkü bu tip çocuklar sosyal ortamda bulunmak istemez. Sosyal ortamdan uzak kalan insan ise asla doğru düzgün bir iş bulamaz.
Peki zamanın büyükleri interneti nasıl kullanıyor?
Yaşı sebebiyle büyük olduğu öne sürülen insanlarımızın internet anlayışı sadece "muhabbet" üzerine kuruludur. İnternetten bir chat programı indirir, karşıdakiyle dost olur. Bazen "arkadaş arama" faaliyetlerinde de bulunan büyükler, bu arayışın sonsuz bir döngü ve zaman israfı olduğunun farkında değildir. İnternetten tanışılan birine çok çabuk güvenmek ne derece doğrudur? Bir-iki kamera açmayla, kişiye olan bu itimat duygusu nereden gelmektedir? İnternette herşey sanal, kime,nasıl güveneceksin? Lâkin büyük insanımız, kendi kurduğu hayâl dünyasında zamanını tüketerek, çocuklardan geri kalmadığını herkese göstermektedir.
Peki siz nasıl kullanıyorsunuz?
Siz aslında şu anda bu metni okuyarak, yaptığınız veya yapacağınız hataların önceden farmaktasınız. Eminim birçoğunuz yazıyı okurken "haklısın, harbiden de öyle" gibi cümleleri kafanızdan geçirmektesiniz.. Peki siz üstte adı zikredilenler gibi asosyal bir kişilik olarak hayâl dünyasında mı yaşıyorsunuz? Yoksa tam tersine, kendiyle barışık, sosyal faaliyetlerde her zaman boy gösteren bir kişi olarak mı hayatınızı devam ettiriyorsunuz? Bu yazıdan kendinize pay edinmeniz, sizi binlerce kişiden daha önemli kılar. Kendilerini tam olarak tanımayan kişiler zamanlarını hatta ömürlerini bu yollarla tüketirler. Siz siz olun, sanala pek güvenmeyin.